Hislerine mağlup O’ allame
Korkusuz bir korkunç
Amma ve lakin
Mesel o ki
Onlar,
Alemin mihveri
Arşın merkezi
Şüphesiz gaybın kilitleri
Terra dişlisindeki
Olmak çarkının ta kendileri
Çok sev çok sevin
Ölüyorsun
Sıcak kalp, neşe gülüşü
Her ne ise o işte..
Yumuşak şekerlememsi haller
Göğün dibine serip, serildiğimiz çimenler
Coşkunun vuruşu
kafada bulutsu huzmeler
Eda, naz, dudaklarında gezinen perçemler
Sürmeli o gözleri süzerek
Of bi işveler ki bi cilveler
Neşelen
Ölüyorsun
Ölüyoruz
Ufak ufak
İnceden inceden
Şşş Çaktırmadan
Hadi kalk
Heveslen
Çok koş ki çok düş
Yara bereden muaf bölge kalmayasıya teninde
Hadi yuvarlan
Gömüldüğümüz toprağın tadına bak
Bak bakalım neliymiş
Leziz miymiş, bayat mıymış, dünden mi kalmış
Bugün çember olup çevrilmeyi hisset
Önce köşesizliği, zil çalan eteklere
O pür telaşa rağmen durağanlığı
Yarınsa üçgen olacağız
Köşeli, biraz katı ve de çıtırtılı
Öbür gün ise, ikisinin iç içe geçişi
Belki de beraberleştiği, birlik olduğu yegane şekli
Yuvarlağımsı çengeliyle, bastonumsu bir yamukça çubuk ve dahi onun zıt aksi
Harbiyetle söylenmiş
Kerameti alemin yansı
Bi bukalemun belası
Sönüşüne ramak kala
Çomak sokulup dürtüklemek suretiyle
Tutuşturulmaya uğraşılan eğreti ateş
Semada sanırsın uçurtma şöleni tertipleniyor
Yaradana sığınıp
Ha gayret nidaları altında
Ateş tüküresi Yeniçerilerce uçuşturulan kelleler
Renk renk, desen desen
Bir biçim ve suret
İle
Binbir belaya hak bir illet
Allem kallem
Bereket vaatleri ile aldatılmışlarca iyi bilinen
Toprak makamınca
Leş lezzetli
Koparılmış bir kelleyi
Gıyabında kim kutsar ki
Keramet katili, kaknemi suretler mi?
Yoksa,
Yoksa ile Yahut'u bile ayıramayan
Zehrin icadından
Zevkin icabından muzdarip
O habis ve hadsiz müteşebbis mi?
Yoksa da ben mi
Bir ben var da sanki
Nice Yok da hiç sanki